MAKALE ÇAĞRISI: İletişim Çalışmalarında Yeni Yaklaşımlar

İletişim çalışmaları, üretim ilişkileri bağlamında toplumsal olarak üretilen ve özgün bir tarihsel, toplumsal bağlam içerisinde gerçekleştirilen iletişim edimlerine işaret eder.  Bu bağlamda karmaşık ve değişken bir edimler bütünüdür. Çok disiplinli bir alan olduğunu ifade edebileceğimiz iletişim çalışmaları, epistemolojik ve yöntemsel açıdan farklı yaklaşımlar barındıran esnek bir yapıya sahiptir.

İletişim çalışmaları 1920’li yıllarda ABD’de başlamıştır. Ortaya çıkışından itibaren disiplinlerarası bir nitelik taşıyan alanın bu ilk dönem çalışmalarında ağırlık siyaset bilimindedir. Propaganda ve ikna meseleleri çerçevesindeki bu çalışmalara psikoloji ve sosyal psikoloji alanları da eşlik etmiştir. Alanın disiplinlerarası niteliği, kentleşmeyi ve kent temelli etkileşimleri mesele edinen Chicago Okulu’nun etkisiyle daha da pekişmiş ve sosyoloji, antropoloji, etnografi gibi alanlar da iletişim çalışmaları bağlamında anılır olmuşlardır.

Gitgide davranışçı ve ampirik bir yaklaşımı benimseyen ABD merkezli bu ilk dönem iletişim çalışmalarının çehresini değiştiren olgu, Birmingham Üniversitesi Çağdaş Kültürel İncelemeler Merkezi’nin kurulmasıdır. Kültürü temel meselesi olarak alan ve Kültürel Çalışmalar olarak anılan bu yaklaşım, göstergebilim, Marksizm, feminizm, edebiyat kuramları gibi alanları da iletişim alanıyla birlikte ele almıştır.

Kültürel Çalışmalar ekolünün, kültür kavramına dönük özgün yaklaşımı Marksizm’le olan çatışmasının da başlangıç noktasını oluşturmuştur. Ekol, Marksist bir çerçeveden yola çıksa da, düşünsel olarak Gramsci’nin Marksizm yorumuna yakın bir biçimde konumlanmıştır. ABD merkezli anaakım çalışmalara karşılık eleştirel yaklaşımlar olarak anılan bu iki açılım, birbirinden bütünüyle ayrılamayacak iki eksen etrafında kümelenir: Anlam, temsil ve kültür etrafında şekillenen Kültürel Çalışmalara karşı, sınıf üretim ve ekonomi ekseninde şekillenen Ekonomi Politik yaklaşım. Bir taraftan, bu ikili ayrımın bir sentezini benimseyen yaklaşımlar artsa da, bu iki yaklaşım arasındaki çekişme, günümüzde de devam etmektedir. Bu noktada, iletişim sosyolojisinin iki temel sorunsalı üzerinden yeniden-üretim ve alan sorununun kapsamını derinleştirdiği çalışmalarla Pierre Bourdieu dikkat çeker. Yine iki yaklaşımın kesiştiği yerde Bilgi, Teknoloji ve Toplum alanında “aktör ağ kuramı”yla ve disiplinlerarası ekip çalışmalarıyla alanyazınına katkıda bulunan Bruno Latour, doğruları ve yanlışları tanımlayan temelci yaklaşımların aksine sosyal yapıyı inşa eden varlıkların birleşimi ve iletişimi gibi ilişkiler üzerinde durmaktadır. İnsan ve diğer aktörler arasında özcülükten uzak kültürel etkileşimi inceleyerek toplumsal yapının güncel, kalıcı eleştirisini yapar.

Bugün geldiğimiz noktada, eleştirel yaklaşım içerisindeki kuramsal tartışma eski canlılığını yitirmiş gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal bağlamın dinamizmi, iletişim çalışmaları alanında yepyeni tartışmalar doğurmaya devam ediyor. Kapitalizmin ve küreselleşmenin değişen biçimlerine karşı eski mücadeleyi yeni biçimlerde sürdüren sınıf hareketleri, yeni toplumsal hareketler ve bilişim teknolojilerinin bu hareketlerle ilişkisi, iletişim çalışmalarını yeni perspektiflere zorluyor. Buradan hareketle Moment Dergi’nin “İletişim Çalışmalarında Yeni Yaklaşımlar” başlıklı Aralık 2020 sayısını, alandaki bu yeni yaklaşımları konu edinen ve alana özdüşünümsel bir perspektiften yaklaşan çalışmalara ayırıyoruz. Aşağıdaki başlıklar çerçevesinde fakat bu başlıklarla da sınırlı olmamak üzere yazılarınızı 1 Ekim 2020 tarihine kadar gönderebilirsiniz.

  • İletişim Çalışmalarında Kuramsal Tartışmalar
  • İletişim Çalışmalarında Yöntemsel Tartışmalar
  • Deneyimsel perspektiften İletişim Çalışmaları
  • Kamusal ve özel alanın yakınsamasının iletişim alanına etkileri
  • İletişim alanında vaka çalışmaları
  • Disiplinlerarası araştırmaların iletişim alanyazınına katkıları
  • Bilişim teknolojileri, iletişim çalışmaları ve metinlerarasılık/hipermetinsellik/metinlerüstülük
  • Medya, temsil ve toplumsal cinsiyet


Tema Editörleri: Aslı Telli Aydemir (University of Siegen), Ozan Çavdar (Hacettepe Üniversitesi)

 

YAZI SUNUMU | YAZI SUNUMU REHBERİ