MAKALE ÇAĞRISI: Popülizm ve Medya

Popülizm, günümüz liberal demokrasilerinin içine girdiği derin krizin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak çoğunlukla zannedildiğinin aksine, popülizm günümüz (neo)liberal demokrasilerinde ortaya çıkan bir istisna, sapma ya da arıza değil, bizatihi modern demokrasilerin kaçınılmaz bir parçası, neoliberal hegemonyanın krizinin bir semptomudur.

Yetmişli yıllarda başlayan kamu yayıncılığına yönelik saldırıların ardından 1980’lerde ticari yayıncılığın yaygınlaşması, yatay ve dikey bütünleşmeyi de beraberinde getirdi. İngiltere, ABD, İtalya gibi ülkelerde devasa medya imparatorluklarının ortaya çıkması ile basının/medyanın bilgi verme, kamusal sorumluluk gibi misyonları geri plana itildi. Böylece gitgide çeşitlenen, çoğalan ve ortalama beğeniyi hedefleyen (ve bu beğeniyi inşa eden) bir medya dili egemen hâle geldi. Medyanın egemen dilinin çatlaklarında, popülizm tarafından beslenen bir linç kültürü filizlendi ve normalleşti. Haber diliyle eğlence dilinin iç içe geçmesi anlamında infotainment kavramına siyasetle eğlencenin ve temaşanın iç içe geçtiği politainment kavramı eklendi. Medyadaki dönüşümle siyasetteki dönüşümü bir arada düşündüğümüz zaman, her ikisinin de kusursuz bir biçimde birbirine eşlik ettiğini fark ederiz. Medyanın son birkaç on yılda geçirdiği dönüşümler günümüzde popülizm hakkında bize çok şey söylemektedir.

Son yıllarda dünyanın pek çok yerinde yükselişte olan popülist hareketlerin ve liderlerin tarz ve retorikleri dikkat çekici biçimde birbirine benzemektedir.  Aralarında önemli farklar olmakla birlikte, popülist hareketlerin ve liderlerin ortak noktalarından biri, kitle iletişim araçlarını ustaca kullanmalarıdır. Siyasetin medyatikleştiği ve gösterileştiği bu çağda bir “anti-kahraman olarak popülist,” gösterinin en mahir karakterlerinden biridir. Üzerine söylenecek çok şeyin olduğu, lakin bunu söyleyecek örgütlü irade yoksunluğu ânında en çok ve ölçüsüz konuşan aktördür popülist. Elbette popülistin söylediği her sözde hikmet gören medyadaki sembolik seçkinlerin ve habercilerin de bu söylenenlerin kitle nezdinde itibar kazanmasında önemli katkısı vardır. Günümüz medyası büyük ölçüde skandallara, krizlere, gürültü patırtıya kulak kabartmaya ve “kötü haber” yaymaya meyillidir; kitlelere kabul edilebilir, anlaşılabilir, dikkat çekici ve ana akım kanaatlerin dışına çıkmayan içerikler sunmayı kendine görev edinmiştir. Soyut şeylerden ziyade kişilere, anonim insanlardan ziyade ünlülere, onaylanmış davranışlara nazaran skandallara, içerikten çok biçime, sıradan olaylardan ziyade kazalara odaklanması bu yüzdendir. Siyasette popülizmin yükselişiyle medyada magazinleşmenin ve içeriklerin hafifleşmesinin yaygınlaşması arasındaki paralellik şaşırtıcı değildir. Bu iki gelişmeden hem popülist siyasetçi hem de tüccar medya patronu karlı çıkar. Ancak bu gelişmeden en zararlı çıkan, hakikate her zaman olduğundan daha fazla ihtiyaç duyan yurttaştır.

Popülizmin “halkın seçimi” iddiasıyla, neoliberalizmin halka/tüketiciye atfettiği ekonomik rasyonellik arasındaki örtüşmeyi, en çok medyadaki üretim ilişkilerinde görürüz. Medya bütün içerikleri “halk istediği için” hazırladığı iddiasındadır. Popülist de kendi görüşlerini halka mal ederek veya geniş halk kitlelerini etkileyecek fikirlerini kendi fikriymiş gibi göstererek savunur. Bir anlamda, popülistle medyanın üretim mantığı arasında gizli bir suç ortaklığı vardır. Bu suç ortaklığı sonucunda popülizm, hakikatin dağıldığı, kitlelerin hangi gerçeğe inanacağını bilemediği bir duruma düştüğü; ama popülistin yekpare iradesine kimsenin itiraz edemediği otoriter bir momenti karşımıza çıkarır. Popülizm, neoliberal otoriteryanizmin en yaygın biçimi olarak arz-ı endam etmektedir.

İçinde bulunduğumuz dönemin bu sorununu anlamaya Moment Dergi’nin “Popülizm ve Medya” başlıklı özel sayısında, popülizm, medya, medyatikleşme, magazinleşme, popüler kültür gibi altbaşlıklarla katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Aşağıda sıralanan ve ilgili diğer başlıklar altında da yapılacak ampirik ve teorik çalışmaları dergimizin bu özel sayısında değerlendirmek üzere bekliyoruz.

  • Popülist tarz
  • Popülist akıl
  • Popülizm ve siyasetin medyatikleşmesi (mediatization)
  • Popülizm ve haber süreçleri
  • Popülizm ve sosyal medya
  • Popülizm, medya ve demokrasi
  • Sag ve sol popülizmlerin günümüze yansimalari
  • Hakikat, hakikat sonrası ve popülizm
  • Popülizm ve kültürel savaş
  • Popülizm ve kültürel iktidar
  • Vasatın egemenliği ve popülizm
  • Muhafazakâr popülizm ve televizyon dizilerinin dili
  • Popülizm ve gündelik hayat
  • Popülist retorik ve gazeteciliğin itibarsızlaşması
  • Toplumsal cinsiyet ve popülizm
  • Popülizm ve anti-entelektüelizm
  • Muhafazakâr popülizmin kültür, sanat ve estetik anlayışı

Yazı teslim süreci:

Değerlendirilmesini istediğiniz yazılarınızın, 15 Mart 2019 tarihine kadar Moment Dergi’ye Dergipark üzerinden teslim edilmesi gerekmektedir.

Moment Dergi’ye makale gönderme koşullarıyla ilgili detaylı bilgi için bakınız: YAZI SUNUM REHBERİ

 

Tema Editörleri:

Tezcan Durna ve Burak Özçetin

» ÇEVRİM İÇİ YAZI SUNUMU